Anneniz ya da babanız Narlıdere’de tanıştığı biriyle evlenmeyi düşünüyor ve siz o kişiyi iki kez görmüşsünüz. Bu durumda doğrulanabilecek şey, kişinin kendisi hakkında söylediklerinin birbirini tutup tutmadığıdır: İş, medeni durum, adres ve geçmiş. Doğrulama belgeyle ve iş yerinin kapısından bakılarak yapılır; kişinin evi gözlenmez, geçmişi komşudan sorulmaz, ebeveyninizin ilişkisi izlenmez.
Bu işin tuhaf bir yanı var ve onu saklamadan yazalım. Müşteri siz oluyorsunuz, araştırılan kişi ebeveyninizin seçtiği insan, kararı veren ise ebeveyniniz. Ebeveyniniz yetişkin ve kendi kararını verme hakkı tam. Araştırma ona rağmen yapılan bir şey olmamalı; siz raporu alıp ona gösterecekseniz ya da onunla birlikte istiyorsanız bu iş yapılır. Ebeveynin bilmediği, onun hayatını izleyen bir araştırma ise bizim işimiz değil.
Çocukların bu işe gelirken taşıdığı endişeyi de adıyla söyleyelim: Çoğu kez korkulan şey yalnızlıktan çok evdir, maaştır, birikimdir. Bu kişi anneme değil, annemin Narlıdere’deki dairesine mi talip? sorusu utanılacak bir soru değil; ama cevabı bir dedektif gözleminde değil, kişinin beyanıyla belgesinin tutarlılığında ve ebeveyninizle kuracağı açık bir konuşmada aranır. Mal varlığı araştırması bu işin kapsamında yoktur; evlilik öncesi mal düzenlemesi de bizim değil, ebeveyninizin ve bir noterin konusudur.
Kişinin söylediği ve görülen
Narlıdere’de bu kişi size ya da ebeveyninize çoğunlukla üç şey anlatmıştır: Emekli olduğunu ya da bir işi olduğunu, eşinin öldüğünü ya da boşandığını, kendi evinde oturduğunu. Üçü de belgeyle doğrulanabilen beyanlardır ve üçünün de belgesi kişinin kendisindedir. Bir dedektif nüfus kaydı, tapu ya da emekli maaşı sorgulamaz; bunlar kurum kaydıdır ve sorgularız diyen biri size yanlış bir yolu anlatıyordur.
Kapıdan görülebilen parça ise şudur: Kişi bir iş yerim var diyorsa o iş yeri Narlıdere’de ya da bildirdiği yerde var mı, çalışıyor mu, kişi orada mı. Kendi evinde oturuyorum diyorsa bildirdiği adreste ona ait bir kapı var mı, posta kutusunda adı yazıyor mu; bu kadarı yoldan görülür ve orada durulur; iş kapının önünde beklemeye dönüşmez. Kişinin ailesi, çocukları, önceki evliliği hakkında bilgi ise ancak kendisinin anlatmasıyla gelir; bunlar araştırmanın konusu olmaz.
Narlıdere’ye özgü bir ayrıntı: Kişi Narlıdere’de evim var, yıllardır buradayım diyor ve tapusu 1993’ten eskiyse üstünde Narlıdere değil Narlıbahçe ya da Konak yazar; ilçe 1992’de Narlıbahçe adıyla Konak’tan ayrıldı, adı bir yıl sonra Narlıdere oldu. Bu çelişki sayılmaz; tarihin izidir. Ebeveyninize gösterilen eski bir tapuda ilçe adının farklı olması kuşku sebebi sayılmaz; yeni tarihli bir belgede eski adın yazması ise sorulacak bir şeydir.
Beyanlar birbirini tutmuyorsa
Asıl bilgi tek bir beyanın doğruluğundan çok beyanların birbiriyle tutarlılığındadır. Emekliyim diyen kişi her gün Narlıdere’de bir dükkânda tezgâhın arkasında görülüyorsa bu, kötü bir şey olmak zorunda değil; emekli olup çalışmaya devam eden çok insan var. Ama ebeveyninize işim yok, bütün günüm sana demiş ve bunu söylememişse, tutarsızlık beyanda değil ilişkidedir ve bunu ebeveyninize götürmek size düşer. Rapor yalnız şu gün şu saatte şu iş yerinde görüldü der; yalan söylüyor demez.
Kendi evim beyanında da aynı ölçü işler. Bildirilen adreste kapıda başka bir ad varsa, kişi oraya misafir gibi gelip gidiyorsa bu yazılır. Evi kiracı olarak tutuyor olabilir, çocuğunun evinde kalıyor olabilir; ikisi de ayıp sayılmaz ama ikisi de kendi evim beyanıyla çelişir. Çelişkinin anlamını siz ve ebeveyniniz çıkarırsınız.
Çizginin yeri
Bu işte ne yapılır, nerede durulur
Yapılan: Kişinin beyan ettiği iş yerinin var olup olmadığına ve orada çalışıp çalışmadığına kapıdan bakılır. Bildirdiği adreste ona ait bir kapı olup olmadığı yoldan görülür. Beyanlar arasındaki tutarsızlık yazılır. Sizden ya da ebeveyninizden gelen bir belge, iş yerinde ve adreste görülenle karşılaştırılır.
Bu işin dışında kalanlar: Kişinin evi ve kapısının önü. Nüfus, tapu, banka ve emeklilik kaydı. Komşusu, yöneticisi, eski çevresi. Ebeveyninizle görüşmeleri. Telefonu, hesapları, mesajları. Ailesi, kökeni, dini. Bu kişi iyi mi kötü mü sorusu; rapor görüleni yazar, hükmü ebeveyniniz verir.
Raporu ebeveyne götürmek
Burada bir öneri yapmamız gerekir, çünkü bu işte raporun kendisi kadar ne zaman ve nasıl gösterildiği de önemli. Rapor kuru yazılır: Kişinin söylediği, kapıdan görülen, tutan, tutmayan. İçinde dolandırıcı ya da güvenilir sözü olmaz. Ebeveyninize bir suçlama değil, bir karşılaştırma götürürsünüz; beyanla görülen birbirini tutuyorsa raporun kendisi onun kararını güçlendirir, tutmuyorsa sorulacak soruları verir. İkisinde de karar yine onundur ve bunu rapora da yazarız, ebeveyniniz okuduğunda kendini yargılanmış hissetmesin diye.
Aynı kişi ailenizden birine borçlanmış ya da bir para alışverişine girmişse bu evlilik öncesi araştırmanın değil borçlu adresi araştırmasının konusudur ve ayrı yürür. İki işi bir rapora sığdırmayız.
Evlilik öncesi beyan kontrolü Narlıdere’de de, ebeveyn için de, kendi evliliğiniz için de aynı çizgiyle yapılır. Ebeveyn işinde fark, raporun okuyucusunun müşteri olmayıp ebeveynin kendisi olmasıdır; bunu baştan bilerek yazarız.
Çocukların sorduğu iki şey
Karşı tarafın evine bakılır mı?
Karşı tarafın evi gözlem dışıdır. Evlilik öncesi araştırmada konu kişinin beyan ettiği iş ve bu beyanı taşıyan belgelerdir; evin önünde beklenmez, eve kimin girip çıktığı izlenmez. Ebeveyninizin evi de aynı şekilde gözlem dışıdır.
Medeni durumunu ve nüfus kaydını siz çıkarır mısınız?
Kurum kaydı sorgusu yapmıyoruz. Kişi bekâr ya da dul olduğunu söylüyorsa bunu gösteren belgeyi kendisi sunar; evlilik için zaten sunması gerekecek. Bizim yazdığımız şey, bu beyanla görülenin, örneğin iş yerinde kendini nasıl tanıttığının, birbirini tutup tutmadığıdır.
Yazıda kullanılan kayıtlar
Narlıdere’deki kişinin ebeveyninize anlattıklarını ve sizi tedirgin eden noktayı yazın; neyin doğrulanabileceğini, neyin ebeveyninizin kendi kararı olarak kalacağını açıkça söyleyelim.